ölçüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ölçüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14.Gün: İNCE AŞINDIRMA (500 grit ile 90 dk.)

2 Aralık 2009 Çarşamba
Bugün 500 grite geçtim, yarın da 800'ü düşünüyorum...:)

Ancak sagitta veya odak uzaklığı değişeceğini artık pek sanmıyorum. Ne yazık ki hedefimin gerisinde kaldım ama 1,5 cm.'lik sagitta hiç de fena sayılmaz.

Odak uzaklığından şu sıralar çok emin değilim çünkü bugün ölçmedim. Ama 1,7 metre civarında olduğunu tahmin ediyorum. Bu benim neredeyse boyum kadar. Elbette odak uzaklığının büyük olması iyi bir şey. Ama bu bir Newton tipi teleskop olacağından, uzunluğu belki boyumu bile geçebilir!

13.Gün: İNCE AŞINDIRMA (320 grit ile 120 dk.)

1 Aralık 2009 Salı
Gece dayanamadım, yakın zamanda sonuç alabilmek için yatağımdan kalktığım gibi biraz daha çalıştım! Artık rüyalarıma giriyor desem yeridir...:)

Sabah güneş doğduğunda odak noktasını (F) ölçtüm ve şaşırtıcı derecede 1,65 metre buldum. İki saatte bu kadar çok değişiklik olduğunu zannetmiyorum. Ama 5 cm. ölçüm hatası desek bile 7 cm. fazla gibi geldi.

Sonra dayanamadım yapmayacağım şeyi yaptım; komparatör saatini koyarak sagittayı ölçtüm ve 1,5 mm.'ye yakın bir değer çıktı ki bu taş çatlasa 1,85 metre yapar. Belki de yanlış ölçmüştüm ya da küresellikte bir sorun var. N'apalım, en kötü tekrar 120 gritten başlarım çünkü sorun çıkması durumdan biraz başa dönmeyi göze aldım...:)



Aslında sorun çıkma ihtimali o kadar yüksek ki! Bakınız büyük grit olma ihtimali olan bir parçayı (dikkat aslında çok küçük) üç camın köşelerinin kesiştiği yerde buldum. Sonra çıkardım ama ne olduğunu tespit edemeden kaybettim. İşte o siyah parça (-bknz. aşağıdaki fotoğraf) cam yüzeyinde kaysaydı düzeltilemez bir çiziğe neden olabilirdi!


12.Gün: İNCE AŞINDIRMA (320 grit ile 60 dk.)

30 Kasım 2009 Pazartesi
Bugün Kurban Bayramı'nın ve ayın son günü, haftanın ise ilk günü. Hedeflerimin gerisindeyim ama acele etmemeliyim...

En sonunda beyaz renkli gritlere geçtim. Öğlen sıkı bir temizlik ve alet pahlamasından sonra 320'ye 32 mikron silikon oksite başladım. Artık ölçümleri fiziksel değil de optik yollar ile yapıyorum. Yaklaşık 1 saatlik aşındırma neticesinde ~1,77 metre odak noktası (F) ölçtüm.




Böylece 'ilk ham ışığı'mı da görmüş oldum! Evet, ayna ıslakken güneşe tuttum, önce 7 tane altıgen şekil gördüm. Bu beni, adeta büyüledi. Sonra ışığı yansıttığım duvara yaklaştım ve durduğum yeri işaretledim.

Bu gerçekten muazzam bir deneyimdi!

11.Gün: KABA AŞINDIRMA (220 grit ile 30 dk.)

29 Kasım 2009 Pazar
Erken mi emin değilim ama yarın 320 grite geçiyorum. Bu ince aşındırma demek...

Bugün 1,51 mm. sagittaya aşağıdaki (önceki ileti) gibi bir küresel eğriyle geçtim. Bunu koruyabilmek için ince aşındırma semalarında gezmek mantıklı bir karar gibi görünüyor. Ancak 320 grit de etkili bir aşındırıcı olabilir...

KÜRESELLİK FARKI EĞRİLERİ

Aşağıda, Sx72 (Seri 1) ve Sx36 (Seri 2) küresellik farklarından oluşturulan bir grafik bulunmaktadır:



Görüdüğü gibi zamanla fark küçülüyor ve bazen farklı bir hareket yaptığımda da artıyor. Zannedersem bu farkları istediğim noktaya getirmeyi başardım. Özellikle 9. ölçümdeki (11.gün/24.oturum) 0 noktasına doğru meyillenme bunu gösteriyor.

Eğer 3 numaralı ölçüme (8.gün/18.oturum) bakarsanız, her iki ölçüm noktasının 40-50 mikron arasında kesiştiğini göreceksiniz. Ancak düzgün bir küresellikte Sx36 noktasındaki değişim, Sx72 noktasındaki değişimin (~20 mikron) iki katı kadar. Aslında Sx72, küçük bir aralıkta seyrettiği için küresellikte tutmak daha zor gibi görünse de asıl zor olan Sx36! Zaten az miktar grit ile merkezi daha çok aşındırarak Sx72'yi sabit tutabiliyorum.

10.Gün: KABA AŞINDIRMA (220 grit ile 120 dk.)

28 Kasım 2009 Cumartesi
Bugün büyük bir sevinçle 220 grite geçtim...:)

Ancak, sonradan ölçüm sonuçlarını görünce (yakında toplu olara paylaşacağım çünkü telefonda olmuyor) beni endişelendirdi.

Özetle iki saat sonunda 1,49 mm.'ye geldim. Hedeflenen sagittaya neredeyse 0,1 mm. var. Bu grit de gerçekten çok etkili!

Acaba 320 girite geçsem mi?

9.Gün: KABA AŞINDIRMA (120 grit ile 60 dk.)

27 Kasım 2009 Cuma
Artık hissediyorum, 120 gritin suyu ısındı ve 220 grite geçmem gerekiyor...:)

Son defa biraz daha çalıştım ve 1,41 mm. sagittaya ulaştım. Ancak sorunlar var, şöyle ki: Sx36 noktası güzel bir değerde 1,22 mm. ve yaklaşık +18 mikron kadar küresel eğriden sapma var. Ama Sx72'de en son +40 mikrondu şimdi -31,3 mikron...

Eyvahlar olsun derken ilk eksimi (firemi) vermiş oldum. Bu durumda Sx36 bölgesini çok geçmeden merkeze çalışmam gerekecek. Artık 220 grite geçtiğim için bundan sonraki oturumlarda böyle kontrolsüz bir sapma beklemiyorum. Sonuçta hedefimden çok uzakta değilim ha artı, ha eksi!

Hatta şu an Sx72 noktasındaki sapma 8 birim daha düzeltilmiş durumda. Geriye kaldık 32 birim ki oralara fazla aşındırma tozu dökmez ve sık sık temizlik yaparsam sanırım ortası derinleştikçe o da normale gelecek. Ancak şimdi baktımda sagitta 1,47 mm. olana kadar orada en ufak değişiklik olmaması gerekiyormuş...:(

8.Gün: KABA AŞINDIRMA (120 grit ile 45 dk.)

26 Kasım 2009 Perşembe
Bir sonraki mihenk taşıma (ölçüm aralığıma) -10 mikron farkla ulaştım. Üstelik sadece toplamı 45 dk. tutan iki oturumla...

İlkinde 120 grit ile 10 dk. çalışarak 30 mikron gibi bir aşındırma sağladım. İkinci oturum sonunda da ölçüm değerleri şu şekilde çıktı:

Sagitta: 1,34 mm.
Sx36: 1,14 mm.
Sx72: 0,65 mm.

Hata payları ise +40 ila +45 mikron arasında. Bu gayet iyi bir netice. Artık yavaş yavaş grit küçültsem diye düşünüyorum...:)

KÜRESELLİK EĞRİ CETVELİ

25 Kasım 2009 Çarşamba
Maşallah, trigonometri cetveli diyenler olacaktır...:)

Ancak bu gerekli çünkü küçük bir alet ile ayna aşındırdığım için yüzey, her zaman eşit miktarda aşınmayabiliyor. Her ne kadar rasgele hareketler ile uyumu arttırmaya çalışsam da genelde çukurluğun süratle arttığı durumlarda 100 mikrona kadar fazlalıklar ölçülebiliyor. Örneğin hali hazırda, aşağıda çekilmiş fotoğrafta görülen iki ölçümde bu açıkça belli olmaktadır:


Sayısal (HTML) sürümü için buraya tıklayınız...

Aslında şu ana kadar sadece iki ölçüm yaptım. Sanki hata payı (161,4 -> 99,4 mikrona) düşmüş gibi görünse de ikincisini 120 grite ait olduğu için daha doğru ölçüm anlamına geliyor. Dolayısıyla asıl bundan sonraki ölçümler çok önemli olacak ve ince aşındırmaya geçtiğimde artık geri dönüşü olmayacak. Aslında geri dönüş her zaman var ama en az 120 grit ile yeni baştan başlayarak bu mümkün; üstelik tüm ince aşındırma ve cilalama için harcanan emeklerin boşuna gitmesi pahasına...

Dip Not: Çizelge aşağıdaki denklemlerden faydalanılarak çıkarılmıştır. Ölçüler mm. birimi esasına göre hesaplanmıştır. Ayrıca (-bknz. Denklemler)




Kaynak: http://liutaiomottola.com/formulae/sag.htm

7.Gün: KABA AŞINDIRMA (120 grit ile 90 dk.)

24 Kasım 2009 Salı
Bugün 120 grite geçtim ve yarımşar saatlik 3 oturum çalıştım. Aslında hedefim 3 saat çalışmaktı ancak vaktimin büyük bir kısmını küresellik eğimini takip edebilmek için çizelge hazırlamak için harcadım: (-bknz. Küresellik Eğri Cetveli)

Ayrıca tahmin ettiğim gibi yavaş bir aşınma süreci oldu! Üstelik 3. yeni alete geçmek zorunda kaldım. Bu tümsek bir ATY 2009 aleti idi ve benim son kozumdu...:)

Buna rağmen 1,25 mm.'e gelmekte zorlandım. Aslında ilk oturum verimli sayılırdı. Çünkü 120 grit ile yarım saat çalışmak beni 1,14 mm.'ye taşıdı. Bu ölçüde bir aşındırıcı için normal ama ikinci oturum tami hezimet: 1,18 mikron! Son oturuma bakılırsa artık her gün en fazla 100 mikron aşınacağını tahmin edebilirsiniz. Çok mu yavaş, hızlanmalı mıyım?

6.Gün: KABA AŞINDIRMA (80 grit ile 30 dk.)

22 Kasım 2009 Pazar
Veee 1 mm...:)

Bu kayda değer bir gelişme ama odak uzaklığı hala boyumu aşıyor! Tam 2,6 metre...

Ancak önemli olan doğru bir küresellik elde etmek. O yüzden aşağıdaki fotoğraflardan görüleceği üzere fazladan 2 ölçüm daha yaptım. Üsttekiler, dış çap (206 mm.) ve merkez sagitta; alttakilerden soldaki tam çap (144 mm.) ve son fotoğraf A parçasının başladığı çap (72 mm.)




Sağlamasını almak için Sx denklemini (-bknz. Denklemler) uygularsa:

Ölçülen/Hesaplanan:
Sx72 = 350 / 511 mikron
Sx36 = 800 / 878 mikron

Aradaki farklardan anlaşılacağı üzere Sx72'de (tam çap) 161 mikronluk fark var. Yani biraz daha fazla aşınması gerekiyor. Merkeze yakın bir diğer ölçüm noktası Sx36'da ise 78 mikronluk fark görünüyor. Bu nokta küresellik eğrisinden çok uzak olmaması gerekiyor. Bu yüzden 50-70 mikron arası ölçüm hatası normal kabül edilebilir. Dolayısıyla tam çapda 100 mikronluk bir düzeltme öngörülebilir. Bir sonraki grit de, ölçüm hataları (çukurluk çapları) daha küçük olacağından ölçüm sonuçları daha doğru çıkacaktır.

Özetle, ileride gerekecek olan düzeltme hareketlerine sonraki oturumlardan (örneğin 1,25 mm. sagittadan itibaren) başlamayı düşünüyorum. Bu konuda küreselliği gösteren bir çizelge ve görsel hazırlamalıyım...

5.Gün: KABA AŞINDIRMA (80 grit ile 120 dk.)

19 Kasım 2009 Perşembe
Bugünlerde proje hakkında biri dizi kararlar alıyorum. Çünkü eskiden yaptığım planlı ve sıralı denemelerdi ama şimdi sürpriz şeyler çıkıyor. Artık gittiği yere kadar devam ettirme kararlılığımı sürdüreceğim. Bu arada yarın günlüğümü (weBlog) açalı tam 3 ay olacak...

Şu an sagitta 0,93 mm. ve farklı bir küçük alet ile çalıştım. Çünkü artık diğeri derinliği arttırma yönünde bana bir fayda sağlamıyordu. Çok küçük değişiklikler oldu ama boşuna 30 dakikamı harcadım. Sonra aleti değiştirdim ve yarım saatlik 3 oturumda sırayla 0,73 - 0,83 ve 0,93 mm. derinlik kazandım. Sayılar iyi denk gelmiş değil mi...:)

İlginçtir, önceki alet tıpkı zıplayan bir topun alçalması gibi sönümlü etkiye sahipti! Çünkü ortası süratle aşınarak (-bknz. aşağıdaki fotoğraf) temas yüzeyi kenarlara doğru kaydı...



Her oturumda aşınma diski yaklaşık 1 cm. genişliyordu. Bu iyi bir şey çünkü yüzeyin küresel bir yapı üzerine uyumlu olmasını sağlıyor.

KÜÇÜK BİR ARA, KARAR VERME...

18 Kasım 2009 Çarşamba
Hastayım ve bugün 3. mü, 4. mü işte öyle bir gündür hastaydım. Bazı net olmayan konularda da karar verip o şekilde yoluma devam etmeliyim. Elbette sağlım ön planda ve o olmadan hiç bir karar uygulanamaz.

İlk kararım şu küçük alet (-bknz. aşağıda soldaki fotoğraf) ile devam mı etmeliyim, yoksa büyük alet (-bknz. aşağıda sağdaki fotoğraf) ile mi?



ATM Türk'e sordum ve henüz cevap gelmedi. Ama küçük ile devam etme yolunda önsezi ve tespitlerim var. Çünkü fotoğrafta görüldüğü gibi, küçük alet artık merkezi değil birazda ilerisini aşındırma eğiliminde. Büyük ise daha da ilerisini. Aslında bu seçeneği yapmak istememin sebebi; büyük aynaya geçmekte geç davranırsam ayna ile uyumlu olması için çok kenar aşınması gerçekleşmesi...

4.Gün: KABA AŞINDIRMA (80 grit ile 90 dk.)

16 Kasım 2009 Pazartesi
ÖNEMLİ AÇIKLAMA: Devam etmeden bu açıklamayı yapmalıyım. Aslında 4. günde falan değilim ve ara sıra belirttiğim gibi yaklaşık 3 aylık bir zaman geçti. Elbette bu sürenin uzaması sıkıntıya neden olsa da acele edip daha büyük aksiliklerin altında ezilmek istemiyordum. Özetle, projenin 4. Evre'si ve 4. Gün'ündeyim...:)

Sonunda aşındırmaya başladım ve an itabiriyle 0,6 mm. sagittaya ulaştım. Aslında bir de bu günün 0 noktası var ki bu önceki gündü. O gün gerçekten 0'dı! Gerçi 1 saat uğraştım ve ancak 0,09 mm. yani 100 mikron dahi aşındıramadım. Çünkü sebebini bilmediğim ama tanımlayamadığım bir sorun vardı. Şüphelendiğim bu sorunu şimdi tanımlamak için erken. Ama ilerleyen dönemlerde bunu açıklayacağım.




Yukarıda aynanın son halini görmektesiniz ve bunu az önce çektiğim aşağıdaki fotoğrafta sergilediğim (maşallah) "ATY 2009 Hatırası" alet ile yaptım. Bu alet tümsek bir cam çünkü ATY 2009 Çalıştayı aynasını aşındırmak için kullanmıştım ve yaklaşık bir buçuk mm.'lik bir tümsek vardı. Düşündüm ki (aslında bu sabah uyanmadan evvel yatakta hasta bir şekilde yatıyorken) tümsek bir cam aynananın orta noktasını deli gibi aşındırır herhalde dedim. Bilemiyorum 1 saatte 0,25 mm. hızlı mı sizce? Bence öyle çünkü ben çok yavaş ayna biçimlendirenlerdenim! Çalıştayda da herkes 1 mm.'leri görüyorken ben saatlerce 0,25'i geçememiştim..:)


3.Evre: CAM PARÇALARINI YAPIŞTIRMAK

12 Kasım 2009 Perşembe
Uzun bir aradan sonra Merhaba...

Az önce kılavuz bir cam (5 mm.) ile 7 parçayı birbirine yapıştırdım. Yapıştırıcı olarak Bally kullandım. Aslında bu hiç iyi bir fikir değil. Çünkü camı çok iyi yapıştırıyor! Isıtsanızda, dondursanızda birbirinde ayrılmıyor. Şimdi fikrimi değiştirmek için 1-2 saat vaktim var. Ondan sonra geri dönüş yok. Zannedersem büyük bir kumar oynadım...:)

Yaklaşık 3 aydır ince eleyip çift dokuyordum. Ama artık bir basamak ileriye geçmek istiyorum. Hadi camı istediğim gibi aşındırdım ve Ronchi testi 10 numara diyelim. Eğer camları birbirinden zarar vermeden ayıramazsam bu sefer kötü çuvallamış olacağım!

Aklıma tek gelen tiner içinde 1 gün bekletmek. Çünkü yapıştırıcıyı bütün bir yüzeye değil de 6 çubuktan oluşan bir yıldız şeklinde sürdüm. Bazıları birleşir gibi oldu ama Bally değmeyen yerler var. Sanırım Tiner buradan sızacak ve Bally'nin dağılmasını sağlayacak. İşin riskli kısmı bunu denememiş olmam. Artık sıkıldım ve biraz da risk almak istiyorum. Aslında başka alternatifim de kalmadı; hem sağlam yapıştıracak hem de istediğim zaman ayırabileceğim...

Dip Not: Fotoğrafları daha sonra ekleyeceğim...

Deney-7: Asitle Cam Yapıştırma !!!

15 Ekim 2009 Perşembe
Dün başladığım ve bugün test ettiğim ilginç bir deney yaptım: Hidroflorik asitle (HFL) iki camı yapıştırdım! Neden böyle ters bir olay yaptığımı merak ederseniz hemen söyleyeyim...:)

Kalın cam üretmek için...

Malumunuz teleskopların çapları arttıkça kalınlıklarının da artması gerekiyor. Çünkü cam esneyebilen bir malzeme ve optik hassasiyetler göz önüne alındığında esnekliğin kabüledilebilir seviyede kalması için kalınlığın 1/6 olması gerekiyor. Mesela 114 mm. çap için 19 mm. kalınlığında cam ideal ölçüler. Ancak Türkiye'de bu ölçüden daha büyüğü üretilmiyor. Bu yüzden ithal cam tedarik etmek gerekiyor. İtalya'dan 25 mm. bulabiliyoruz ve eğer zorlarsak bir camcıya göre ABD'den 30 mm. temin edilebiliyor. Ama 1/6 ölçüyü hesaba katarsanız bizim ideal ölçülerde 180 mm. çapındaki teleskop üretmememiz gerekir!

Geriye iki alternatif kalıyor: Ya borosilikat katklılı (Borcam veya Pyrex) cam dökeceksiniz ya da bunları füzyon veya başka yöntemle birleştireceksiniz. Elbette lamine camlar veya iki cam arasında yapıştırıcı malzeme ile yapılan kompozit malzemeler de işimizi görmüyor. Çünkü farklı genleşme ve büzülme katsayıları var. (-bknz. en altta çizelge)

Peki, asit camı eritirken çözünen soda-kireç malzeme iki camı istediğimiz özelliklerde yapıştırabilir mi? Evet ben bunu denedim ve 12 saat güneşte kuruyan cam 10 defa yarım metre yükseklikten bırakarak ayrılmadığını gördüm. Ancak bu ilk testti ve dondurup (büzülmesini sağlayıp) genleştirmeliydim.




Yukarıdaki fotoğraf, dün deneyini yaptığım 10 mm. iki cam parçasının asitle ile yapışmış ve -5 santigrat dereceye soğutulmuş halidir. Dikkat ederseniz cam üzerinde donmuş nemi (buz parçalarını) görebilirsiniz. Ben bunu buzluktan çıkardığımda her zaman ki çapraz hareketi uygulayarak çıkarmaya çalıştıysam da ayıramadım.

Elbette deneyin bu aşaması da yöntemin doğruluğunu kanıtlamıyor. Çünkü iki düz cam arasında olan bir miktar su (hatta hava bile) yapışma etkisi görünmekte. Ne yazık ki bunlar çok kısa süreli yapışmalar. Su dondurulduğunda genleşeceği için iki cam kolaylıkla ayrılır. Üstelik bir buzu nemli elinizle tuttuğunuzda parmaklarınıza yapıştığını da yaşamışsınızdır. O halde ben bunu en az +100 santigrat dereceye ısıtarak denemeliydim. Elbette ocak görüntülerinden farkedeceğiniz üzere bunu da denedim...:)






Sol alt köşedeki fotoğrafta kenarlarda bir nem görülmekte. Aslında ısıtmadan evvel cam zarar görmemesi için oda sıcaklığına gelmesini bekledim ve çevresinde nemli hiç bir yer yoktu. Muhtemelen asit içerisindeki su iki cam arasında hala muhafaza ediliyor olmalı. Bunu ısındıkça aşağıdaki fotoğrafta belirgin olan değişmeyi karşılaştırarak kanıtlamış oldum:




Bu yüzden hala sıvının vakum etkisi yaparak yapıştığını söyleyebiliriz. O yüzden çok güvenilir bir yöntem olduğunu düşünmüyorum. Çünkü iki cam arasında sadece asitin erittiği cam malzemesi kalmalı. Aksi taktirde istenmeyen durumlar oluşabilir.

Yukarıda ifade edilen deney çok tehlikeli değildir. Kurallara uyulduğunda cam parçalanmıyor ve asit insanı öldürmüyor. Ancak gözlük ve maske kullanım zorunluluğunun olduğunu unutmayın. Ayrıca deneyin güvenilirliği ilk seferden dolayı kanıtlanmadığını ve tekrarlanması gerektiğini belirtmeliyim. Deney bildirgesinde ifade edilenleri siz de deneyerek yorumda bulunursanız sevinirim. Belki benden daha çok deneyen sonuçları/bildirgeleri çıkabilir.

Bir sonraki deneyde asitin daha çok buharlaşmasını bekledikten sonra ve güneş ile kurutmak yerine ısıtarak kaynaştırmayı düşünüyorum. En iyi sonucu elde etmek için başka yöntemler denenebilir.

Deney-2: 80 GRID AŞINDIRMA SÜRESİ

3 Eylül 2009 Perşembe
Denklemlerden ve pahlamaktan sıkıldığım bir anda yapmaya kafayı koyduğum 80 grid deneyi ilginç sonuçlar doğurdu. Bu deneyi asitle yapacağım cilalama deneyi ile birleştirmeyi düşünüyorum. Aşağıda deney sırasında çekilmiş bir fotoğraf yer almaktadır:



Canavar nedir bilir misiniz?

Bu bir korku filmi değil elbet ama ATM'de 80 grid bence bir canavar! Yaklaşık 1 saat gibi bir sürede 100 mikronu aşan, hatta abanırsanız 200 mikron aşındırma yapabilirsiniz. Ben aslında 100 grid taş kullanan biri olarak bu grid'ten korkuyordum. Belki de çok abartıyorumdur ama cam için tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Yüzey altı çatlakları sayarsak facia...:)

Şaka bir yana gerçekten hızlı bir aşındırma gerçekleşiyor. Bunu aşağıdaki çizelgede görebilrsiniz. Elimden geldiği sıklıkta ölçüm yapmaya çalıştım. Yapamadıklarım soru işareti şeklinde belirsizliğini korumakta. Ama üç aşağı beş yukarı tahmin edilebilir.


Uygulama
Aşınma Miktarı (mm.)
Süresi (dk.)
Sagitta
Ayna
Alet
3
?
?
1
10
0,02
?
?
30
0,07
?
?
60
0,12
0,98
?
120
0,28
0,965
?
200
0,5
0,94
0,925
240
0,55
0,93
0,92


Aşındırmanın 3. saatinde göreceğiniz üzere biraz abartmışım! Çünkü elimde bu deney için ayırdığım grid 4. saat için yetmeyecek gibi görünüyordu. Bende bol bol ve sık aralıklarla dökerek işi hızlandırmak istedim. Bunu da gerçekleştirdim. Hatta kenarlara taşan gridi son aşamada geri dönüşüm yaparak hedeflediğim derinliğin %88'ni ilk gridte gerçekleştirdim. Aşağıda son ölçüm sonucunu görebilirsiniz:




Aslında burada fotoğrafa yansımayan bir ölçüm daha yaptım. Ayna köşelerinde ölçtüğüm değer 600 mikron gözükse de bunu ölçümü kenarlardan yapınca daha düşüyor. O yüzden ikisinin ortalamasını alarak ölçüm çizelgesine yerleştirdim. Anlaşılan köşeler daha az aşınmış...

Sanırım teleskop yapmak için köşeli şekil hiç iyi bir seçim değil! Bakalım 7 parçayı bir araya getireceğim zaman aynı şeyler olacak mı?

2.Gün: ÖLÇÜM SONUÇLARI (1 saat)

22 Ağustos 2009 Cumartesi

>[mm.]<
PARÇA A
PARÇA 1
PARÇA 2
PARÇA 3
PARÇA 4
PARÇA 5
PARÇA 6
1.KENAR
68,7
69,15
69
69,05
68,75
69
69,1
2.KENAR
69,25
68,7
69,3
69,05
68,8
69
69,2
3.KENAR
69
69,1
68,95
68,8
69,25
68,7
68,8


Dün pahlama yaparken farkettiğim cam parçalarının kenar yükseklikleri arasındaki farkları ölçtüm. Bazıları 69 mm. iken hiçbiri mükemmel değil ve 68,7 ila 69,3 mm. arasında değişiyor. Bu yarım milim, ~500 mikron demek ve optik olarak 1 metre uzaklıktaki cismin kendi boyutlarında 5 cm. kayacağı anlamına geliyor!